31 Ocak 2013 Perşembe

Kurmaca

Kurulmuş bir saat gibi, birden gücü tükeniveriyor insan denen varlığın. Yapacak onca şey varken tek bir şey yapacak şevki bulamıyor kendinde. Gülmek dururken gülümsemekle yetiniyor. Maskeler buluyor türlü türlü ve mazeretler, yorgunluğuna sebep. Hala büyüyünce ne olacağının hayallerini kuruyor, kendini kuruyor sonra bir saat gibi, hayallerinin hayallerini kuruyor ve çalışmaya başlıyor, tekrar tükenene kadar.

13 Ocak 2013 Pazar

Kat Kit




Bir çocukluk özlemi benimki, sisli gözlerin ardında mutlu bir anın tekrardan vücuda gelmesinin beklentisi.
Sokaklarda yalın ayak, bir elimde kuru ekmek, diğer elimde hayallerim, koşsam tekrardan... düşmeye hevesli... kalkmaktan henüz yorulmamış olarak...

Olmaz mı? Saatler geriye doğru çalışmaz mı? Kat Kit Kat Kit...

Zaman, kendi çocuklarının katili...

10 Ocak 2013 Perşembe

G(i/e)dik


Madem yoksun baktığım yerde
görmeyeyim masayı, sandalyeyi
teğel teğel işleyim geceyi gündüze
alsın aklımı uykum
ve bir düşün gerçekliği

- fc / 10.01.13 -

29 Aralık 2012 Cumartesi

Ses * siz / lik




Sükunetinden dalgalanır deniz, kadim zamanlardan kalma bir savaşın mağlup tarafı: sessizlik. 
Kılıçtan geçirilmiştir dillerin ve dudaklarında kendi diş izlerin. 

Yapabildiklerinle yapabileceklerinin mukayese edildiği yerde, mağlubiyetin daha doğrusu kazanmak ile kaybetmenin arasındaki o esrarengiz arafta, kendinin düşmanı ve kendinin taraftarı olmaktır: sessizlik. 
Yarı ruh yarı cesedliğinin ayırdına varmak, ve bütün Tanrıcılık oyunlarının sonunda dizlerinin üzerine çöküp toprağı yağmur yağarcasına gözyaşlarınla ıslatmaktır: sessizlik. 
Sonbaharda bir yaprak kadar özgür olabilmek, dalından kopmak, sararmak ve savrulmaktır: sessizlik. 
Beklemek, amansızca beklemek, hiç bitmeyecekmiş, ezelden ebede sürecekmiş gibi beklemektir: sessizlik.
Sevginin o enfes tatminkarlığına kanmadan, yokluğun, O'nsuzluğun, çaresizliğin ve anlamsızlığın anlamını evvelden farkedip sözcükleri yutmak ve sımsıkı ve naif ve bir parçanmışçasına sahiplenerek avuçlarının sıcaklığını saklayabilmektir: sessizlik.
Verilmiş bir söz gibi umud etmek, güzele dair ne varsa, Yaradana, sevgiliye, anaya, babaya, evlada dair ne varsa, bir vuslat saatini, gizli kalmış bir iç çekişi, zamanı gelirse zaman kifayetsiz kalmasın diye umud etmektir: sessizlik.

Sükunetinden karalanır kağıtlar, kalemin ve silginin dostluğunun üzerinden kendine pay çıkarır sessizlik.
Sessizlik bir ateştir, içerinde birikir küllerin.

12 Aralık 2012 Çarşamba

Ça'y


Bardağındaki çay soğuduğunda
ayazda kaldı kelimeler
dilimde kış sessizliği
susayazdım

Bir pencereden sana baktım sonra
bir çerçevenin içinden ve sonra
kusayazdım

Hırka gibi üstüme giyindim gözlerini
soğuk bir İstanbul akşamında
buyur edip sensizliğe
seni yazdım

Gel de tazeleyeyim çayını

Fatih Çelik / Ça'y / 12.12.12