8 Aralık 2013 Pazar

Şehr-i Sükun



İki sokağın buluşması gibi bir köşe başında
Yağmurun damla damla düşmesi gibi toprağa
Kavuşsun ellerimiz ve dudaklarımız
Değsin birbirine yavaş yavaş
İki denizin buluşması gibi bir şehrin yalnızlığında

7 Ekim 2013 Pazartesi

Eller

Bir an gelir soğuk işlemez tene, kış bastırır, ayaz keser, ellerim direnir rüzgara...

Bir el, tutar bütün korkularımı, atıverir rüyalarımdan; bir el, sıcak mı sıcak; bir el, çocukluk masallarımdan fırlamış gibi; bir el, sımsıkı tutuverir ellerimi.

Bir mahkum, adı okunduğunda nasıl koşarsa özgürlüğe; bir kuş, kafesin kapağı açıldığında nasıl çırparsa kanatlarını; toprak, susuzluktan kırılırken nasıl içerse yağan yağmuru; bir çiçek, yüzünü nasıl dönerse güneşi görür görmez... öyle uzatırım ellerimi... ellerine...

Gece gibi sarıverir, gündüz gibi aydınlatır, söz yetmez de şiirlere sığını verir, gözden dolar gönülden taşar, yazmaya kalksan dimağa ağır gelir, mihrabıdır dilin, sükutudur kalemin; nefesim öyle derin tutulur değdiği anda, geçmiş ile geleceğin ortasında, titrek bir mum gibi çaresiz, bırakıverir kendini ellerim, ellerinin semahında.

Hep bir dokunuş ile başlardı sevmek, anne çocuğuna ilk dokunduğunda doğururdu sevgisini ve Tanrı secdede dokunurdu kullarına.

Ellerim ellerine değdiği an, secde etmişiz inandığımız Tanrı'ya.


25 Ağustos 2013 Pazar

Sihirli değnek

Çok şey yazdım aşka dair, defter defter üstüne tükettim. Bir kalem, bir kalemtraşla başlardı hep yazmak özlemi, kalem tükendikçe tükenirdi bütün hevesler, kalemtraş tükettikçe artardı aşığın heyecanı, ben de önce kalemtraş olup tükettim zahiri hevesimi, geriye heyecanı kaldı bir tek, özü.

Çok kelimeli cümlelerin kalabalığı ezdi geçti aşkın şiirselliğini, bazen sessizlikti oysa sevmek ve bazen bir dokunuştan ibaretti kitaplar dolusu anlatının karşılığı. Anlatmak isterken sevgimizi, anlatamamanın gayreti içindeydik çoğu zaman.

İnsanoğlu hayal kurmayı severdi, nefsin yaratmaya meyliydi çünkü ama olduramazdık "göz" kelimesinden bir çift gözü.

Ki aşk dediğin, Yaratıcının sihirli değneğiydi. Ansızın gelip dokunup gözlerini ayıramadığın bir çift göz getirirdi.

7 Temmuz 2013 Pazar

Yan!

Orman değil çocuk, ağaçlar yanar bir bir
tutuşmasına bakar bir dalın hepi topu
bir şimşeğin düşmesine

İnsanlara bakıp da orman sanma çocuk
yanarken tek başınasındır
yangın söndüğünde, yandığın kadar orman

yanmaktan
korkma
çocuk!

24 Haziran 2013 Pazartesi

Ninni

Birazdan bir ses duyulur gardiyan açar
çantalarımı bir bir döker ne bulacaksa
hasretten ve çaresizlikten başka
bir şarkı sakladım dilimin altına
sustum duymasın ne gereği var
umutlu dolu sevgi dolu noktasız virgülsüz
sevgilinin busesi evlat kokusu
la la la laaa la la la laaa

Bir paket sigara çıkarır cebinden
çakmak çakmak gözlerinden alır ateşini
nefesinde kokar adalet nefes nefese
yol almak ister bıraksan bıraksan
hakkıdır da bırakmazlar ki
tutamam ki
la la la laaa la la la laaa

Bir çocuk gibi inan öyle masum ki
yıl oldu yüzyıl oldu büyümedi ki
şarkılar sakladım dilimin altına sessizce
kulağına fısıldadım uyutur gibi
pencerene bak dedim ben oradayım
kokumu çek içine dedim kan ter içinde
kulağına fısıldadım gizli saklı bir şey der gibi
utandım
la la la laaa la la la laaa