29 Haziran 2015 Pazartesi

D1

Yarım ay düşer denize
Ellerinde yakamoz dalgalanır
Üşümüşüz ikimiz de
Yanağımda yanağın allanır
Toprak havalanır
Çekirgeler öter
Bir yaz akşamı
Eski bir düş
Anlamlanır


***

Böyle güzel bak bana
Yeni uyanmış gibi uykundan
Gözlerin yarı açık
Saçların darmadağın
Gözlerimden başla öpmeye
Gitmeye utanayım

11 Ocak 2015 Pazar

Pencere

Uzaklarda bir yerlerde
rüzgar, seslenir kapının altından
yalnızlık, bozuk bir saatin yel kovanındadır

radyoda eski bir hürriyet türküsü
bir göz oda, bir pencere
umut alır, umut satar gece

zamanı titretir kurduğum hayaller
ve dilimde sessiz melodiler
kimse duymasın aman!
söylene söylene azalır, biter.

Uzaklarda zamanın denkliği
ezeeeer, geçeeeer...

Sırayla

Harfler konuşur, harfler susar
bir sigara yakarım, İstanbul susar
bir seni düşünürüm, şarkılar başlar
bir şarkı başlar, seni düşünürüm
uzaklarda sen susarsın
bir korku basar beni, bir karabasan
bir fikir, bir özlem sızar tavan arasından
bir sigara yakarım, nefesim kokar

çare değil bu sağanaklar
ellerin uzaklaşır, ellerim susar

30 Temmuz 2014 Çarşamba

Zaman

Burada beklerim seni, beni emanet ettiğin yerde
Hiç kıpırdamam bilirsin, nasıl bıraktıysan
öyle bulursun beni, bulur musun ya geri kalan her şeyi?
Zamanın kayışları gerilirken insan bir başına
eskimiyor, güzele dair ne varsa beraberinde
nehre atılmış çakıl taşları gibi
öğütüyor, öğütüyor...

Bıraktığın yerde bulursun beni
Eskimiş, öğütülmüş ve yepyeni

16 Haziran 2014 Pazartesi

The Secret Life of Walter Mitty / Küçük Parçaların Birleşmesi


The Secret Life of Walter Mitty, Ben Stiller'ın ilk yönetmenlik deneyimi değil, ancak en çok sevdiğim filmlerinden biri oldu. Konu çok çok basit ancak anlatımdaki ahenk müthiş. Konuyu anlatmayacağım ama izlemenizi tavsiye ederim.

Bir oluşumun bir çok alt parçası vardır. Bu örnekte neticede bir film var ancak filmi izlenebilir kılan oyuncular, yönetmenler, görsel öğeler, müzik, sahneler, tasarım ve bunları tek bir hareketmiş gibi algılatan montaj safhası. Filmin çok sağlam bir senaryo üzerine kurulmadığından etkileyiciliği az olacaktır, ancak bir filmi eleştirirken asla tek bir konuya bağlı kalmadan eleştirmeniz gerekir. Yoksa bakış açınız eksiktir ve yanlış yorumlarsınız. Bu filmi muhakkak grafikerler, yazılımcılar ve analistler izlemeli diye düşünüyorum, alakasız gibi görünse de bir takım olmanın neticesini idrak için faydalı olacaktır. Neticede iyi bir film ortaya çıkmış.

Müziklerini çok beğendim, doğa manzarları güzeldi ancak grafik tasarımını daha çok beğendim, senaryonun eksikliğine rağmen akıcılığı ve arada boşluk hissettirmemesi başarılıydı, Sean Penn'in kısacık görünüp büyük bir ağırlık hissettirmesi senaryonun başarılı olduğuna işaret ediyor bence.

Yazılıma referans verdim ya, ahenkten bahsettim, neden?
Yazılım dediğimiz şey ürünler üretmektir, film üretmek gibi ve bir kişinin başarısı asla yeterli değildir. Koltuğumu sallayan bir arkadaş "Coming together is a beginning; keeping together is progress; working together is success." demiş, ne kadar doğru ve yerinde bir tespit. Güzel neticeler, güzel insanların bir araya gelmesiyle mümkün olabilir, ancak güzellik kişiliklerde olduğu kadar işini doğru şekilde yapmakla da çokça alakalıdır. Grafik, Analiz, Yazılım ve Yönetim ahenk içinde olmadığı, aynı ritmi tutturamadığı müddetçe güzel netice vermez, çünkü aynı heyecanı taşıyan kimseler beraber mutlu olurlar ve aynı hüznü paylaşan kimseler bir takım olabilirler. Eğer ki parçalardan biri işini eksik yaparsa eksik parça sırıtır ve ürün yetersiz görülür.

Senaryosu hatalı, görsel yanlışları olan, oyunculukları amatör, müziği alakasız, yönetimi kötü bir filmi kim izlemek ister?

Son söz olarak; bu filmi fırsat bulduğunuzda izleyin efendim.